|
|
İLGİNÇ
YERLER
Tayland,
hem iklimiyle hem coğrafyasıyla gerçekten ilginç bir yer. Malezya,
Vietnam, Laos, Kamboçya komşuları. Ülkenin nüfusu, 60 milyon.
Ülkede konuşulan dil, bizlere tamamen yabancı. Ne harfleri ne
de konuşulan dili anlamanız mümkün değil. En büyük sorun da
bu. İngilizce bilen insan sayısı sınırlı. O yüzden dikkatli
olmak gerekiyor. Halkın yüzde 95'i Budist. Müslüman oranı yüzde
4'lerde.
ELEKTRİK 220 VOLT. Çeşmeden akan suyu içmeniz tavsiye edilmiyor.
Şişe su rahatlıkla bulabilirsiniz.
BUDİST RAHİPLERİ İZLEYEREK GÜNE BAŞLAYABİLİRSİNİZ.
Bu kadar kitabi bilgiden sonra, gelelim şehirde
gezilebilecek ilginç yerlere... Şehirde dolaşmaya çıkınca göreceksiniz
ki hemen her yerde Budist tapınakları var. Özellikle her evde,
dükkanlarda, marketlerde, her yerde. Halk Budistliğin gereklerini
hakkıyla yerine getiriyor. Güne sabah erken saatlerde başlarsanız,
Budist rahiplerin ellerinde yiyecek konacak kaplarla günlük
yemekleri için dolaşmaya başladıklarını görürsünüz. Halk güne
rahiplere gönüllerinden ne koparsa vererek başlıyor. Onların
da duası karşılığında.
TARİHİ
YERLER SIRADA...
Ardından da tarihi yerleri
gezmeye sıra geliyor. Bunların başında, Grand Palace ve Wat
Phra Kaeo Tapınağı geliyor. Sadece Bangkok'ta 400 tane Budist
tapınağı var. Grand Palace şehir merkezinde yer alıyor. Burada
ülkenin kuruluşundan bu yana hükümet binası olarak kullanılan
binalar ve tarihi eserler sergileniyor. Güzel bir bahçe içinde.
Yemyeşil. Grand Palace ülkenin en önemli yapılarından
biri. En önemlisi de bu binaları topluluğunun içinde, Tayland'daki
en önemli Budist heykeli var. Ayrıca tek parça zümrüttten yapılma
bir de Budist heykeli yine burada yer alıyor.
Aynı bölgede dünyadaki en büyük tik ağacından
yapılma ahşap bina olduğu söylenen bina yer alıyor. Burası da
gezilecek yerlerin başında geliyor.

Tayland, turizmin ülke için önemini fark eden ülkelerin başında
geliyor. Bu nedenle bu yıl Sevgililer Günü'nde yeni bir uygulama
başlattı. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen 30 çift, ülkenin
güneyinde bulunan Trang şehrinde, sul altında nikah tazeledi.
Şehirde bulunan doğal güzellikleri korumak için oluşturulan
doğa parkının içinde düzenlenen tören çok renkliydi. Tayland
Havayolları'nın organizasyonu ile ülkeye gelen çiftler, Bangkok'ta
bir gece kalıp, ertesi günü Trang'a geçti. Havalimanında geleneksel
giysiler giyen yerliler tarafından karşılanan ve filllerle kalacaklarını
otele götürülen çiftler, akşam Tai yemeklerinden oluşan bir
baloda ağırlandı. 14 Şubat günü ise, botlarla Kradan Adası'na
giden çiftler, burada giysilerini giyip topluca su altına daldı.
Su altında yüzüklerini değişen çiftler, sembolik de olsa evliliklerini
öpüşerek kutladı. Bunların hepsi su altında oluyor!Bu günün
anısına kendilerine hazırlanan sertifikaları da verilen çiftler,
bölgede denizin, güneşin ve güzelliklerin tadına da vardılar.
Yeni bin yıla yepyeni bir turizm anlayışı getiren Tayland, bundan
sonra da çiftler için bu tür sürprizler hazırlıyor.
Siz de bu tür evlilikle, geçen yıllara yenilik katmak isterseniz,
Trang'a gidebilirsiniz. Ayrıntılı bilgiyi Tai havayolları'nı
ülkemizde temsil eden AirRep Havacılık şirketinden alabilirsiniz...Ya
da Tai Havayolları'nın
sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Dünyanın en büyük altın Buda heykelinin bulunduğu
bina. 700-800 yıllık olduğu söyleniyor.

Dünyanın ikinci büyük yılan çiftliği. Yılanları
besleme ve onlarla fotoğraf çektirmek gibi heyecan verici etkinliklerin
olduğu bir çiftlik.

Bangkok'un biraz dışında. Ama bir gününüzü rahatlıkla
geçirebileceğiniz bir yer. Timsahlarla şov yapan gençleri görünce
şaşıracaksınız. Günlüğü bir iki dolara çalışan çocukların hayatları
pahasına yaptıkları gösteriler herkesi etkiliyor.
Bangkok 'ta yapacağınız en
önemli gezilerden biri, şehri boydan boya geçen Chao Praya nehri
üzerinde botla dolaşmak. Bunun için iki yol var. Ya gündüz saatlerinde
nehir kenarına gidip, halkın şehri bir uçtan diğerine geçtiği
botları kullanarak hem ucuza hem de gerçek Bangkok yaşantısı
izleyerek bir gezi yapmak. Ya da şehirde bulunan turizm acentalarıyla
bağlantı kurup onlar kanalıyla gezmek. Bu programı gündüz ya
da gece de yemekli olarak yapabilirsiniz.

Kwai Köprüsü filmini izlemeyen yoktur içimizde
sanırım. İşte 2. Dünya Savaşı sırasında yapılan bu köprüye
günlük turlarla katılabilirsiniz. Köprü üstünde tren yolculuğu
yaparak buraya gitme şansınız var.

Bir başka etkinlik. Düzenli çevre düzenlemesinin içinde yer alan
gösteri salonunda Tayland'ın geleneksel bütün özelliklerini
sırayla izliyorsunuz.
Bu arada fil ve yılanla fotoğraf çektirmek de mümkün. Turla
gittiyseniz öğle yemeklerini burada yiyorsunuz.
FLOATING MARKET
Ama bu tura katıldıysanız, sabahın erken saatinde sizi
Floating Market'e götürüyorlar. Burası neresi demeyin!
Yani gerçek Tayland yaşantısı görme şansına sahip olma fırsatı
demek bu tur. Katılmak için sabah erken saatinde 06.00 gibi
katıldığınız turun yetkilileri sizi otelinizden alıp buluşma
noktasına götürüyor. Burada Bangkok'un çeşitli otellerinden
gelen turistlerle toplu olarak tura başlıyorsunuz. Burada kanalda
su üstünde bütün hayatlarını geçiren insanların yaşam
tarzlarını izliyorsunuz. Nehirde yıkanan, bulaşık yıkayan, elbiselerini
temizleyen ve atıklarını atan insanları görünce yaşadığınız
ülkeye şükretmek geliyor içinizden. Nehir kenarında tek oda
evlerde, kartondan duvarları olan odalarda yaşayan insanların
yaşama azimlerini görünce şaşıracaksınız. Turistler için erken
olan sabah saatlerinde, 09.00 gibi, yerel halk güne erken başladığı
için öğle yemeklerini yiyor. Hem de nasıl. Su üstünde bulunan
seyyar lokantalarda. Hemen her türlü yiyecek var. Kızartma muzdan,
acılı çorbaya, kurutulmuş balık etine kadar. Siz de kızartma
muzu ve taze ananası meyve olarak deneyin. Gerçekten keyifli
ve leziz.

Tayland deyince akla gelen ilk yerlerin başında
masaj salonları geliyor! Bunu biz de biliyoruz. Biliyoruz ama
bunu en son anlatmak istedik. Çünkü ilk bu konuya değinseydik
ülkedeki o kadar tarihi ve otantik güzellikler göz ardı edilecekti.
Yalnız bir not vererek bu anlatıya başlamak istiyorum.
Masaj salonlarıyla ilgili detayları ne yazık ki yaşama fırsatım
olmadı. Çeşitli nedenlerden ötürü!
Ama bu konuda bölgeyi iyi bilen bir uzmana danışarak
ve onun yaşadıklarını dayanarak bu satırları yazıyorum. Bilginize!
Yıllardır bu masaj salonları Türk banyosu olarak biliniyor. Bir
dönem orada büyükelçilik yapan Kaya Toperi'nin sayesinde buraların
adı artık Türk banyosu diye anılmaktan yavaş yavaş kurtuluyor.
Ama yine de tek tük rastlanıyor. Bu salonlar her bütçeye uygun
bir özellik taşıyor. En düşük seviyesinden en kalitelisine kadar
olanı var. Örneğin Bangkok'ta Kleopatra diye bilinen masaj salonu
dev gibi bir binanın içinde. Zaten kaliteli masaj salonları
6-7 katlı 200-300 odadan oluşuyor.
Kleopatra'nın eki özelliği
var. Birincisi burası sadece Japon müşterilere hizmet veriyor.
Yani Japon değilseniz buraya giremiyorsunuz. Çünkü Tayland Hükümeti'nin
ülkeye büyük döviz bırakan Japonları hastalık riskine karşı
korumak için böyle bir uygulamaya göz yumduğu söyleniyor. İkinci
ve en önemli özelliği ise, burada çalışan bütün Tayland'lı kadınların
Kleopatra gibi saçlarını kestirip, makyaj yaparak giyindiği.
Yani içeri girince karşınıza onlarca Kleopatra çıkıyor.
Salonlarda genel olarak yöntem şöyle. Ya kendi seçtiğiniz ya da
sizi götüren birinin sayesinde buralara geliyorsunuz. Kapıdan
girince sizi görevli karşılıyor. Lobiye alıyorlar. Burada cam
bölmenin arkasında üzerlerinden numaralar olan 200-300 kız oluyor.
Yaşları 16'dan başlıyor. Siz zevkinize göre numarasını verip
istediğiniz masajcıyı! seçiyorsunuz. Ama konuşma imkanı yok.
Fakat fark etmiyor. Çünkü hepsi işinin uzmanı deniyor! Diyenlerin
yalancısıyım.! Bu arada isterseniz iki kişi de seçebiliyorsunuz.
Tercih sizin. Sizinle birlikte olan görevliye numaraları söyleyip
pazarlık yapıyorsunuz. Pazarlık sizin gücünüze kalmış. Üç aşağı
beş yukarı derken adam başı bir kişi için 20 dolar vererek hizmet
alabiliyorsunuz. Bu rakam Bangkok için çok yüksek. Zaten o nedenle
sizinle birlikte olan( pardon) masaj yapan kızlar, o gece bir
başka işe daha çıkmıyor.
Pazarlık bitti. Kızları belirlediniz. Görevli size odanızı söylüyor.
Eğer tek kişi iseniz size küvetli, iki kişi iseniz! jakuzili
oda veriyorlar. Niye mi!

Odaya girince kızlar sizi önce jakuziye sokuyor. Köpükler
içinde tertemiz yıkıyor. Süresi size kalmış. İyice kendinizden
geçiyorsunuz. Gece yeni başlıyor.
DİKKAT!Sırada sizi su yatağına yatırmaları
var. Banyo sonrası kurulanıp yatağa yüzüstü yatırıyorlar!!!!
Eğer tek kız arkadaşınız varsa, sizi önce yağlıyor. Sonra da
başlıyor masaja! Yalnız durun! masaj biraz değişik. Özelliği
de çıplak olan masajcı, size vücuduyla masaj yapmaya başlıyor.
(Bundan sonrasını sizin hayal gücünüze bırakıyoruz.) Kese yapar
gibi 'canlı kese bunlar!)kah vücuduyla kah poposuyla her yerinize
masaj yapıyor. Bu şekilde bütün vücudunuz gevşiyor.
Sonra da sırtüstü yatırıyor
sizi. Masaja bir de öyle devam ediyor.
Bundan sonrası mı! Ne isterseniz mümkün...
İsterseniz tek ya da iki kişi olan arkadaşlarınızla, "Melekler
Şehri"nde uzun yolculuklara çıkıyorsunuz. Süresi yok. Zabaha
kadar dans derler ya! İşte öyle bir şey. Her şey sizin rahatlama
gücünüze ve sürenize kalmış.
Yalnız şunu bilin. Bu tesislerde
temizlik mükemmel. Cinsel hastalıklara karşı her türlü tedbiri
alıyorlar. Tedbirsiz olursanız onlar mutlaka alıyor.
Ufak bir not daha! Masajcılık
Tayland başta olmak üzere, Uzakdoğu ülkelerinde çok sayfın mesleklerden
biri. Çünkü bu işi yapanlar, en fazla 25-27 yaşına kadar çalışıyor.
Büyük bir aileye bakıyor. Evlerinde de büyük saygı görüyor.
Toplumda aşağılanmıyor.
Yukarıda yazdıklarıma ek olarak asıl Tayland'ın
Pattaya denilen bölgesinde, seks turizmi üst düzeyde. Dünyanın
dört bir yanından binlerce turist buraya akın akın geliyor.
Unutmadan Türkiye'den de abone olarak buralar gidenler var.
Pattaya'da her türlü cinsel tercihi olanlara yönelik barlar,
seks kulüpleri, masaj salonları var. Barlardaki gösterilerde,
cinsel organlarıyla cola şişesinin kapağını açan, yılan çıkaran,
çivi çıkaran kızlar çalışıyor. Hatta organının içine yerleştirdiği
kalemle "hoşgeldiniz"yazabilecek yetenekliler de var.
Tercih sizin, biraz hayatın
dertlerinden sıkıntılarından uzaklaşayım isterseniz, Bangkok
başta olmak üzere, Pattaya tam size göre.
Ama masaja dalıp da ülkenin güzelliklerini görmemezlik etmeyin.
Çünkü Tayland'lılar gerçekten
Budist inanışlarına sıkı sıkıya sarılıyor. Bu nedenle de bu
dünyada işledikleri günahlarının bedelini öteki dünyada
ağır ödememek için herkese saygılı davranıyorlar.
|
©Bu
sitenin her türlü yayın hakkı Eyüp
Coşkun'a aittir.
İzni alınmadan kesinlikle kullanılamaz.
|
|

Chao
Praya nehrinden manzara!

Rose
Garden'de el işi şapka yapımı

Su
altinda nikah!
Yatan
Buda heykeli görülmeli...

Timsah
çiftliği...
Yaşam
ile ölüm arasında 1 saniye!
Rose
Garden'in güzeli!
Bunlar
zararsiz kaplanlar!
Sopaya dikkat edin ama!!!

Body
masajı köpükle böyle yapılıyor

iste
gercek masaj böyle...
Refleksiyoloji denilen ayak masajı!
Masajdan sonra yorgunluk yok!
|