|
|
|

Hindistan
fotoğrafları için mutlaka FotoGaleri
linkini tıklayın. Birbirinden güzel Hindistan ve Pakistan
fotoğraflarını başka hiçbir yerde bulamazsınız.
|
Hindistan
öyle bir yer ki.. Ülkede 1652 dil konuşuluyor ve sadece 15'i !
resmi dil deniliyor... Kısacık hayatı zaferlerle dolu Büyük İskender'in
yenilgiyi yaşadığı tek yerdir Hindistan.
Daha önce hiç görmediği ordular, insanlar ve sorunlarla karşı
karşıya kalan İskender, gerisin geriye dönmek zorunda kalmıştır
bu koca coğrafyadan.
Hindistan... Renkler, kültürler ve gelenekler ülkesi. Her 40 kilometrede
insanları, dini, dili, giyim kuşamı, iklimi değişecek kadar farklı,
farklı olduğu kadar da zorlu bir ülke.
Dünyada çok az yer, bir ülkeden daha çok bir kıta görünümündeki
bu coğrafya gibi insanın kanında dolaşır, isteyeceğinden daha
fazlasını sunar, beklemeyeceği kadar çetin geçer.
Hindistan ne yapmak istiyorsanız odur. Tapınaklar mı görmek istiyorsunuz,
aklınızı başınızdan alacak kadar heybetli ve muhteşem tapınaklar
karşınıza çıkar. Aradığınız tarihse eğer; kaleler, terkedilmiş
şehirler, kalıntılar, savaş meydanları istediklerinizi fısıldayacaktır
kulaklarınıza. Yok eğer sadece kumsalda uzanmak ve güneşin tadını
çıkarmak istiyorsanız dilemeniz yeter. Ya da yürümek ve dağların
temiz havasını içinize çekmekse hedefiniz, yerkürenin çatısında
ciğerlerinize tertemiz Himalayalar'ın havası dolacaktır.
Eğer gerçek Hindistan ile yüz yüze gelmek istiyorsanız bir Hint
treninde veya otobüsünde yolculuk yapmanız, pek eğlenceli olmasa
da, iyi bir tecrübe olacaktır. Ve her şeye rağmen Hindistan hafızanızda
unutulmayacak bir yer olarak kalacaktır.
90
DOLAR'A LALELİ'DEN AMRİTSAR'A
İnsanlar vardır, tatil için deniz kenarına gider kumsala uzanır,
sabahtan akşama kadar güneşin tadını çıkarır ya da ailesini görmemiştir
uzun süredir, atlar otobüse sevdiklerine kavuşur. Bazıları da
vardır ki, oturduğu yerde duramaz, huzur rahatsız eder. Farklı
heyecanlar arar, çeker uzaklara gider.
Türkiye'den Hindistan'a gitmek düşüncesi de işte öyle bir rahatsızlık
sonrası aklımıza düştü.
İran ve Pakistan yoluyla olabildiğince az bir bütçeyle Hindistan'a
gidip gelmekti amacımız. Aslında yurtdışına çıkarken yüreğimize
çöreklenen yılan gibi ödediğimiz 70 milyon TL'lık harcın dışında,
harcamalarımız belli başlı kalemlerdi: yol, yemek ve konaklama.
Ve bunlar büyük bir yekun tutmuyordu.
İstanbul'dan yola çıkarak İran'da Tahran ve Zahedan, Pakistan'da
Taftan, Quetta ve Lahore güzergahlarında ortalama masraf kişi
başına 80 dolar tutuyordu.
Hindistan'da ayak bastığınız ilk yer Amritsar'a ulaşıldığında
harcanan toplam para 90 doları geçmiyordu.
KUM DENİZİNDE KUMDAN ADAM.
Ülke olarak aramız pek iyi olmasa da İran'ın demografik yapısı
Türkiye'yle büyük benzerlikler içeriyor. İnsanlarının sıcaklığı,
misafirperverliği bazen sıkacak kadar yoğunlaşabilir. Ülkeye giriş
kapısı olan Bazergan'dan Tahran'a hatta Zahedan'a kadar hiç dil
sorunu yaşamadan gitmek neredeyse mümkün. Karşınıza çıkan birine
Türkçe söyleyeceğiniz birkaç cümle, koyu bir sohbetin başlangıcı
olacaktır çoğu zaman. Arkasından içten bir şekilde eve yemeğe
davet edilmeniz ve programınızın aksaması, eğer yola devamda kararlı
değilseniz, kaçınılmaz olacaktır.
İran'ı arkanızda bırakıp Pakistan'a girdiğinizde ise ilk durağınız
Taftan olur. Taftan Tahran'dan başlayarak neredeyse Lahore'a kadar
devam eden dünyanın en büyük çöllerinden biri. Yaşamın ve ulaşımın
oldukça ucuz olduğu Pakistan'da Taftan'ı geçmek için en mantıklı
ve geçerli yol ise bir jeep kiralamak.

Eğer yanılır da kolunuza giren bir değnekçinin arkasından giderseniz
bineceğiniz otobüs sizi hayal kırıklığına uğratacaktır. Tamamen
dökülüyor görüntüsü veren otobüsler neredeyse tıklım tıklım eşya
doludur ve jeep'lerin 10 saatte aldığı Taftan-Quetta yolunu duruma
göre 16-20 saatte alıyordur. Taftan Çölü gerçekten kavurucu derecede
sıcak. Sabahın serinliğinde yola çıkılsa da bir süre sonra aracın
içinde durulmaz hale geliyor. Yanlışlıkla pencereyi açma durumunda
ise yüzünüze kavurucu çöl sıcağı çarpıveriyor.
Yol üzerinde defalarca hayvan cesetleri görüyoruz. Zaman zaman
aracımızı durdurarak suyu çekilmiş kemikleri görülmeye başlanmış
cesetleri çekmeye çalışıyoruz. Karşımıza çıkan kum tepelerini
hayretle seyrediyoruz çoğu zaman. Bir ara, bisikletiyle kum fırtınasının
içinde birini farkediyoruz. Yanında hızla geçsek de kendimizi
alamıyor ve görüntülemek istiyoruz. Çölün ortasında bisikletine
binmiş yol almaya çalışan bir ihtiyar bu.
Saçı sakalı kum dolmuş kendine yöneltilen objektiflere hayret
ve şaşkınlıkla bakıyor. Biz modern yaşamın çıt kırıldım insanları
makinalarımızı kumdan korumak için aracımıza binerken ihtiyar
yeniden yola koyuluyor. Arkasından ilgiyle bakıyoruz.
QUETTA
Quetta, Belucistan'ın başkenti. Pakistan'ın önemli şehirlerinden.
Ama oldukça sıkıntılı bir şehir gibi geldi bize. Kalabalık, gürültülü
ve düzensiz. Bir gecelik dinlenmenin ardından bir an evvel kurtulmak
ve yola devam etmek gerekiyor. Tren istasyonuna giderek 30 saat
sürecek en zorlu yolculuklarımızdan birine yola çıkıyoruz. Birinci
sınıf yataklı vagonda bir kompartımanda başlıyoruz yolculuğa.
Lahore'a ulaşıncaya kadar yaşadığımız ise tek kelime ile işkence
oluyor. Pencerelerden giren kum, ısındıkça fırına dönen trende
tenlerimize yapışıyor. Nefes almak imkansız hale geliyor. Trenimiz
bol bol duruyor. Her istasyonda su almak için koşturuyoruz. Buralarda
gördüğümüz manzara oldukça ilginç geliyor bize. Çeşme başlarına
hücum eden insanlar hiç sıkılmadan soyunuyor yıkanıyor, çoluk
çocuğunu yıkıyor. Galiba biz biraz önyargılıyız, bu sıcaklarda
da başka türlü davranılmaz ya...
30 saatlik yolculuğun sonunda Lahore'e ulaşıyoruz. Kendimizi oldukça
kirli ve yorgun hissediyoruz. Türkiye'den itibaren neredeyse 6
bin kilometre yol kat ettik ve bu bizim bir haftamıza mal oldu.
Neyse ki hedefimize, Hindistan'a yalnızca 45 dakikalık bir yol
kaldı.
GERÇEK BİR TAPINAK ; GOLDEN TEMPLE...
Hindistan gerçek anlamıyla bir dinler ülkesi. Başka bir yerde
görebileceğinizden daha çok din ve mezhep yüzyıllardır içiçe yaşıyor
bu topraklarda. İster inanan bir insan olun ister uzak kalmaya
çalışın bu renklilik Hint kültürünü yüreğinizde daha farklı hissetmenize
neden olur. Dünyanın en geniş demokrasisi olmakla övünen Hindistan'da
sokaklarda Hindu, Budist, Müslüman, Sikh, Jain, Hıristiyanı içiçe
görmek sıradan bir olgudur.
Hindistan'da politik etkinlikleriyle dikkat çeken Sikh'lerin dini
merkezi Amritsar, gerçekten görülmeye değer 'Golden Temple'ı barındırır
bünyesinde. Dünya genelinde 23 milyon civarındaki Sikh için büyük
önemi olan Altın Tapınak, günün 24 saati ziyaretçilerle dolar
taşar.
Sikh'ler Hindistan'da taşıdıkları sembolleri nedeniyle en kolay
tanınan grup denebilir. Sikh erkekleri Guru Gobind Singh nedeniyle
beş sembolle dikkat çekerler: temizliğin simgesi olarak kanga
(tarak), kutsallığın sembolu olarak vücut
tüylerinin alınmaması, uyanıklılık sembolü olarak kuça
( uzun dolanan iç çamaşırı), kararlılık sembolü kara
(çelik bilezik), adalet ve zayıfların koruyuculuğu sembolü kirpan
(küçük kama). Saçlarını ve sakallarını doğuştan itibaren hiç kesmeyen
Sikh'lerin en belirgin özelliği başlarına taktıkları turbanları.
Sikhizm, 1469 yılında Guru Nanak tarafından kurulmuş. Sihizm Hintliler'in
kast sistemine tepki olarak kurulmuş. Bundan beş asır önce Hinduizm
ve İslam dinlerinin en iyi özelliklerini bir araya getirme fikrinden
doğmuş. Sihlerde kast yok, dul kadınların yakılması, içki ve tütün
kullanılması ise kesinlikle yasak.
Sihler makas ve jilet kullanmıyorlar, sakallarını örüyorlar, saçlarını
da kesmiyorlar. Sikhizm Hindu ve İslam dininin etkisinde gelişen
dinin kutsal kitabı Grant Sahib'te bu iki dinin etkileri görülüyor.
Altın Tapınak'ta herşey gönüllüler tarafından yapılıyor. Yemeklerin
hazırlanması, tapınak içinde insanlara su ikram edilmesi, tapınağın
temizlenmesi hep yardımlaşmayla yapılıyor. Tapınağın temizliği
dışarıdan gelenleri büyülüyor.
YENİ DELHİ...
Sokaklardaki sefalet görüntüleri yanısıra sadece kuşlar için yapılmış
bir hastane de bulunuyor Delhi'de. Kuş Hastanesi'nin hemen yanında
bu hastaneyi kuran dini tarikatın mabedini görüyoruz. Hastanede
onbinlerce kuş ameliyat ediliyor, tedavi görüyor.
|